10 Temmuz 2016 Pazar

"Tatlı Serisi- Wendy Higgins" Seri Yorumu

Fotoğraf Kaynak: http://alaskaninlabirenti.blogspot.com.tr/2015/09/tatl-uclemesi-wendy-higgins.html



Serinin Kitapları:
1.Tatlı Şeytan (536 sayfa)
                            2.Tatlı  Tehlike (440 sayfa)
                                  3.Tatlı Hesaplaşma (440 sayfa)
                            4. Tatlı Cazibe (565 sayfa)
Seri Yazarı: Wendy Higgins 
Yayınevi: Go!
Serinin Çevirmenleri: Demet Orhan (1. kitap)
                                            Bige Turan (2,3 ve 4. kitaplar)






Benim Yorumum


    Merhabalaaar. Nasılsınız? Ben iyiyim.

    Normalde bu seriye tek tek yorum girerdim ama ilk kitabı girmedim, onu girene kadar ikinci kitabı okudum. Sonra birinci kitabın yorumunu yazayım dedim, baktım çok bir şey yazamıyorum, çünkü zaten kitap çerezlik, ne yazacağım. Dedim üçüncü kitabı da okuyayım da toplu yorum gireyim.

    Ya şimdi seri güzel. Çok hızlı okunuyor. Tabiri caizse çerezlik. Karakterler ortalama. Karakterlere bağlanma, onlardan aşırı nefret etme ya da aşırı sevme durumum yok. Öyle ennnnn sevdiğim seri falan da diyemeyeceğim. Ortalamaydı. Klişeydi.

    Şimdi size seriyi anlatayım. Kötü çocuk, iyi kız ve neşeli arkadaşlar düşünün.  Kötü çocukla, iyi kız arasında çekim var, ama onlar birlikte olmazlar çünkü karşılarında bir dünya engel var. Şimdi bunların içine şeytanlar ve melekleri yerleştirin. Ana hatlar olarak bunlar var ama Nefler, onların çalışma şekilleri gibi farklılık katan unsurlarda var. Mesela Dükler güzel bir ayrıntıydı bence. Şu melek-şeytan olayına farklı yaklaşmış. (Tam olarak farklı denemez ya. Farklımsı diyelim biz ona.)

     Bu Dük olayıda şu; 12 tane dük var. Şehvet, oburluk, açgözlülük, öfke vs. Günahları temsil ediyorlar. Ve onların çocuklarına da Nefil (Nef) deniyor. Ayrıca kitapta melekler yerine şeytanların adının daha fazla geçmesi de klasik melek kitaplarından ayıran bir özellikti bence.

    Ama dediğim gibi genel olarak klişeydi. Ayrıca serinin sonunu da sevmedim ben. O kadar kılıç muhabbeti döndü, savaş falan dendi, daha iyi bir son beklerdim. Seri aksiyon açısından beni pek tatmin etmedi ama mutlu son açısından etti. Aksiyonsuz diyemem seriye, gayet hareketi bir kitap ama diyorum ya benim için yeterli değildi.

    Kolay okunuyordu. Dili sadeydi.  Arada bir Anna’ya gıcık oldum ama o kadar da olur. Ya o değil de bahsetmeyi unuttum. Son kitapta yazara bir gıcık oldum, bir gıcık oldum anlatamam. UYARI. SPOİLDER DEĞİL. AMA YİNE DE BEN EN UFAK DETAYDAN BİLE HOŞLANMAM DİYORSANIZ ATLAYIN BURALARI. Marna olayı olması gerektiği gibi bitti ama keşke hiç öyle bir şey olmasaydı. Kötü son kesinlikle değildi ama benim Jay için daha farklı planlarım vardı ya. Ne bileyim, keşke daha farklı olaydı ve tüm bunlara neden olan olay olmasaydı.

    TAMAM, OKUMAYA DEVAM EDEBİLİRSİNİZ. ^_^

    Reading slump’a falan girdiyseniz, bu seri de elinizin altında bulunuyorsa, okuyun gitsin. Sizi RS’dan çıkartır.  Son zamanlarda ağır kitaplar okuduysanız veya bayadır fantastik bir şeyler okumadıysanız okuyunca sizi öyle çok tatmin etmese bile mutlu edecek olan bir seri olacağını düşünüyorum. 

    Neyse kitap kısmı bu kadardı. Şimdi ben azıcık buraya içimi dökeceğim.  Okumayı burada bırakanlar için; Bir sonraki yazıda görüşürüz!

    Ha bu arada ders konuşması içerecek haberiz olsun.
    Şimdi devam edelim biz.

    Ya benim bu hafta ders çalışma istediğim kaçtı. Çok sinir oldum. Aslında tüm hafta boştum ve tek yaptığım şey yatakta yuvarlanmaktı. Ders çalışabileceğim milyon tane zaman vardı, hatta ders çalışma istediğim de geri gelme lütfünde bulunabileceği milyon tane vakit vardı ama gelmedi. Gele gele bugün geldi. Ve şu an ben bunu yazarken (09.07.2016 21:54) elektrikler gitti. Onla beraber de kesip şort yapacağım pantolonum ve çözülmeyi bekleyen mutlak değer sorularım da beklemeye alındı. Yarın birkaç saat ders çalışmak için vaktim var. Sonrasında yola çıkacağım ve birkaç günlüğüne evde olmayacağım ama eminim ki ders çalışma isteğim sanki hiç kaçmamış gibi orada olmaya devam edecek ve benim adam akıllı çalışacak ortamım olmayacak. Ayh. Çok sinir bozucu.
Neyse elektrikler gelsin, önce şort işini halledeceğim sonra da mutlak değer sorularıma döneceğim. Kalan vakitte de sıvıların kaldırma kuvvetin çalışırım.

    Kimyada ve fizikte ortak olan konular var. Ben salaklık yapıp o ortak konulardan birini aynı haftaya koydum. Tamam farklı açılardan inceliyorlar ama devamlı aynı şeyleri incele incele sıkıldım. Kimyadan daha konuyu bitiremedim ama fizikten bitti. Şimdi sıvıların kaldırma kuvvetindeyim işte. Bu konuyu da  8.sınıftan beri görüyoruz. Bence hızlı ilerlerim.

    Neyse böyle işte. Sizi de derslerle sıktım değil mi? Yapacak bir şey yok. Bu sene böyle olacak sanırım. Ama seneye daha eğlenceli konularla gelirim bence. Üniversite falan.

    Neyse. Buraya kadar okuyanlar. Okuduğunuz için sağ olun. Buralar baya boş oldu kusura bakmayın ama buralara yazmayı seviyorum, yapacak bir şey yok.

    Neyse. (Kaçıncı neyse diyişim bu? Neyse.) Görüşürüz!

7 yorum:

  1. neyseeee çalışırsın yineeee üzme canınııııı şort güzel oldu muuuu :)

    YanıtlaSil
  2. Yanıtlar
    1. İyiyim sanırım. :) Blogu çok boşladım. Hatta neredeyse hiç bakmadı sınav sürecinde. Şu tercih dönemi de bir bitse çok güzel olacak. :) Sen nasılsın neler yapıyorsun? :D

      Sil
    2. heey iyiyim sıcaklar dışında ilginç bişi yok, yazıyom işte bloga da. boşver bloga bakarsın nasıl olsa yine. tercihleri yaptın herhaldeeeee. hadi hayırlısııııı. haber ver sonraaa :)

      Sil

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...